Kapının İpini Çekmek Ne Demek? Anlamın Peşinde Kapı Kapı Dolaşmak Farklı açılardan bakmayı seviyorum çünkü dil, tek bir tanımın dar kalıplarına sığmayacak kadar canlı. “Kapının ipini çekmek” ifadesi de öyle—kimi zaman bir gayreti, kimi zaman bir yorgunluğu anlatıyor. Burada cinsiyete dayalı genellemeler yapmadan iki düşünme biçimini yan yana koyacağım: veri/kanıt odaklı okuma ile bağlam/empati odaklı okuma. Bakalım aynı deyim, iki farklı mercekten ne söylüyor? Temel Tanım: Deyimin Göbeği Nerede? Güvenilir sözlükler “kapının ipini çekmek” ve onun yaygın varyantları “kırk/seksen kapının ipini çekmek” için şu anlama işaret eder: içinde bulunduğu sorunu çözmek için kapı kapı dolaşmak, pek çok yere uğramak. Yani…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kanalizasyon Eğiminde Doğru Oran Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adaletle Yeniden Düşünmek Şehirlerin görünmeyen damarları olan kanalizasyon hatları, sadece suyun akışını değil, toplumun yaşam kalitesini ve adalet duygusunu da şekillendirir. “Kanalizasyon eğimi ne olmalı?” sorusu ilk bakışta teknik gibi görünse de aslında çok daha derin bir anlam taşır. Çünkü eğim sadece boruların içindeki suyun akışını değil, sosyal yapımızdaki eşitsizliklerin de nasıl yönlendirileceğini bize anlatır. Gelin bu konuyu teknik detayların ötesine taşıyıp, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektiflerinden birlikte değerlendirelim. Kanalizasyon Eğimine İnsan Merkezli Bir Yaklaşım Kanalizasyon eğimi, atık suların yer çekimiyle sorunsuz bir şekilde akabilmesi için boruların yatay…
Yorum BırakTambur Kim İcat Etti? Felsefi Bir İnceleme “Bir enstrümanın icadı, yalnızca bir sesin keşfi değil, aynı zamanda insan ruhunun derinliklerinden gelen bir anlamın dışa vurumudur. Tamburun kim tarafından icat edildiği sorusu, yalnızca bir teknik keşif değil, aynı zamanda insanın varlıkla ve onun ötesindeki anlamlarla ilişkisini sorgulayan bir sorudur.” Bir filozof olarak bakıldığında, bir müzik aletinin icadı, doğrudan insanlığın epistemolojik, etik ve ontolojik sorularla nasıl yüzleştiğiyle ilgilidir. Bu yazıda, tamburun icadı üzerine sorular sorarak, sadece bir enstrümanın ötesine geçmeye çalışacağız. Tambur kim icat etti? Bu sorunun cevabı, insanlığın varlık ve anlam arayışındaki derinliklere inmeyi gerektirir. Bu yazıyı okurken, sadece bir müzik…
Yorum BırakSamsak Doveci Kim Söylüyor? Bir Eğitimci Perspektifinden Öğrenme Süreçlerine Dair Derinlemesine Bir İnceleme Öğrenmek, bir insanın yaşamını dönüştüren en güçlü deneyimlerden biridir. Bu süreç, yalnızca bilgi edinmekle sınırlı kalmaz; aynı zamanda kişinin dünyaya bakış açısını, değerlerini, davranışlarını ve toplumsal ilişkilerini de şekillendirir. Bir eğitimci olarak, her gün öğrencilerime sadece bir konuyu öğretmeye çalışmakla kalmıyorum; aynı zamanda onların hayata dair anlayışlarını, eleştirel düşünme becerilerini ve empati yeteneklerini geliştirmeye çalışıyorum. Peki ya biz, kendimizi öğrenme sürecine nasıl dâhil ediyoruz? Samsak Doveci gibi bir deyim, bu bağlamda öğrenmenin, anlamın ve kültürel kodların nasıl evrildiğini sorgulayan bir başlangıç noktası olabilir. Samsak Doveci kim söylüyor?…
Yorum BırakKalp Krizi Acısı Neye Benzer? Gerçek Hikâyeler ve Verilerle Kalbin Sessiz Çığlığı Bu konuyu yazarken içimde hem merak hem de saygı var. Çünkü kalp krizi sadece bir tıbbi olay değil; bir insanın hayatındaki en kırılgan, en sessiz anlardan biri. Bu yazıda hem bilimsel verilerden hem de gerçek insanların yaşadıklarından yola çıkarak, “kalp krizi acısı neye benzer?” sorusuna yaklaşmak istiyorum. Belki de bu anlatı, kendi kalbimizi dinlemeyi öğrenmenin bir adımı olur. Verilerle Kalp Krizinin Gerçeği Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2024 verilerine göre kalp ve damar hastalıkları, dünya genelindeki ölümlerin yaklaşık %32’sinden sorumlu. Bunların büyük kısmını kalp krizleri oluşturuyor. Türkiye’de de tablo…
Yorum BırakGörünmezlik Pelerini Var mıdır? Öğrenmenin Işığında Görünmeyeni Görmek Bir eğitimci olarak, her dersin başında aynı büyülü soruyu sorarım: “Bugün görünmeyeni görmeye hazır mısınız?” Çünkü öğrenme, görünmeyen fikirleri görünür kılma sanatıdır. Görünmezlik pelerini fikri, sadece bilimkurgu filmlerinde değil, öğrenme süreçlerinde de gizli bir metafor taşır. Aslında hepimiz, bazen farkında olmadan, kendi görünmezlik pelerinlerimizi kuşanırız: önyargılarımız, korkularımız, ya da toplumsal normlarımız bizi öğrenmeden, düşünmeden korur. Peki, gerçekten görünmezlik pelerini var mıdır? Bu sorunun cevabı, fizik laboratuvarlarından çok eğitim alanlarında yankılanır. Bilimkurgu Gerçeğe Yaklaşıyor: Görünmezliğin Fiziksel Boyutu Bilimsel açıdan, görünmezlik pelerini üzerine yapılan çalışmalar, ışığın yönünü değiştiren metamalzemeler üzerine kuruludur. Bu malzemeler, ışığı…
Yorum BırakGraffiti Ne İçin Kullanılır? Duvarların Dili Üzerine Sosyolojik Bir Okuma Bir sosyolog için her çizgi, her iz bir toplumsal mesaj taşır. Sokak duvarları, şehirlerin bilinçaltıdır; bireylerin susturulduğu yerlerde kelimeler yerine sprey boyalar konuşur. Bir gün bir duvarın köşesinde beliren bir yazı, bir başka gün bir metro istasyonunun duvarına çizilen bir figür… Bunlar yalnızca estetik müdahaleler değil, toplumun görünmeyen çığlıklarıdır. Graffiti, kentte kimliğini arayan bireyin sesidir. Bazen protesto, bazen aidiyet, bazen de yalnızca “ben buradayım” deme biçimidir. Graffiti: Toplumsal Normlara Sessiz Bir Başkaldırı Graffiti, her şeyden önce bir karşı söylem pratiğidir. Toplumsal normların dayattığı sessizliklere, otoritenin çizdiği sınır çizgilerine karşı bir…
Yorum BırakHarbiye Konser Yaş Sınırı Var mı? Müzik, Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Üzerine Bir Düşünce Harbiye Açıkhava Tiyatrosu… İstanbul’un kalbinde, notaların yıldızlarla dans ettiği o büyülü yer. Ama son zamanlarda en çok konuşulan konu sahnedeki sanatçılar değil, kapıdaki tabelalar: “Yaş sınırı var mı?” Bu basit gibi görünen soru, aslında toplumun derinlerine dokunan bir meseleyi beraberinde getiriyor. Çünkü yaş, cinsiyet, kimlik ve eşitlik konuları bir konserin bile kapısında karşımıza çıkabiliyor. Yaş Sınırı Meselesi: Sadece Bir Kural mı, Yoksa Bir Yansıma mı? Harbiye konserlerinde genellikle organizatörlerin belirlediği yaş sınırları uygulanıyor. Bu sınırlar, kimi zaman “18 yaş altı giremez”, kimi zaman “15 yaş…
Yorum Bırakİlkokulda Geri Dönüşüm Nedir? Ekonomik Perspektiften Bir Bakış Bir ekonomist olarak, kaynakların sınırlılığı ve bu kaynakların nasıl kullanılacağına dair yaptığımız seçimlerin sonuçları, kararlarımıza yön veren temel ilkelerden biridir. İnsanlar, her gün sınırlı kaynaklarla çeşitli tercihler yapmak zorundadırlar ve bu tercihler, sadece bireysel değil, toplumsal refah üzerinde de büyük etkiler yaratır. Geri dönüşüm, tam da bu noktada devreye girer. Sınırsız bir kaynak yoktur; bu nedenle, kullanmadığımız, atık olarak gördüğümüz her şey aslında değerli bir kaynaktır. Bu yazıda, ilkokul seviyesinde geri dönüşümün ne olduğunu, ekonomik bir bakış açısıyla nasıl işlediğini ve gelecekteki ekonomik senaryolarda nasıl bir rol oynayacağını tartışacağız. Geri Dönüşüm ve…
Yorum BırakGök Kubbe İslam’da Ne Anlama Gelir? Kozmostan Mimariye Uzanan Bir Anlam Atlası Gök kubbe ifadesi, İslam düşüncesinde hem kozmolojik bir tasavvura, hem de ibadet mekânlarının dili olan mimari sembolizme açılan bir kapıdır. Kur’an’ın “göğü korunmuş bir sundurma/saçak (saqf, binâ’) diye tasvir eden ayetleriyle başlayan bu anlam, Müslüman toplumların tarih içinde kurdukları şehirlerde, cami ve türbelerin kubbelerinde somut bir forma bürünmüştür. Böylece “gök kubbe”, yaratılışın düzeni ile kulluğun mekânı arasında bir köprüye dönüşür. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Kozmolojik Arka Plan: Korunmuş Saçak, Yükseltilmiş Tavan Kur’an, göğü Allah’ın insanlar için kurduğu bir çatı/kanopi ve yapı olarak niteler: “Sizin için yeri karar kılan, göğü bir bina…
Yorum Bırak