İstanbulkart İki Kere Basılır Mı? Psikolojik Bir Bakış Hepimiz hayatımızda küçük bir anı yaşadık: metrobüs durağında koşarken aceleyle İstanbulkart’ı okutmamız, ardından bir hata olup olmadığını sorgulamamız. “İstanbulkart iki kere basılır mı?” sorusu aslında basit bir günlük olayı ötesine geçiyor. Birçok insanın her gün yaşadığı bir durum olmasına rağmen, bu tür eylemlerin ardında yatan psikolojik süreçler genellikle göz ardı edilir. Peki, iki kere kart basılması gibi bir davranış, bilişsel, duygusal ve sosyal boyutlarıyla nasıl açıklanabilir? Gelin, bu soruyu farklı psikolojik perspektiflerden inceleyelim. Bilişsel Psikoloji: Otomatik Davranışlar ve Karar Verme Süreci Bilişsel psikoloji, insanın çevresinden aldığı bilgileri nasıl işlediğini ve bu bilgilerin…
Yorum BırakYumuşak Teknoloji Rehberi Yazılar
Ömür Dediğin Üç Gündür Kime Aittir? Tarihsel Bir Perspektiften İnceleme Geçmişin izlerini anlamadan, bugünü doğru bir şekilde yorumlayabilmek zordur. Tarih, yalnızca eski olayları öğrenmek değil, aynı zamanda bu olayların bugünkü toplumsal yapılar, kültürel normlar ve bireysel algılar üzerindeki etkilerini kavramaktır. “Ömür dediğin üç gündür” sözü, zamanın ne kadar hızlı geçtiğine dair bir hatırlatmadır; fakat bu kısa zaman diliminin insanlık tarihindeki anlamını tartışmak, geçmişi daha derinlemesine kavrayarak, yaşamın kıymetini yeniden değerlendirmemize olanak tanır. Peki, zamanın ne kadar kısa olduğuna dair bu bakış açısı tarih boyunca nasıl evrimleşti? Hangi kırılma noktaları, toplumsal dönüşümler ve düşünsel değişimler “ömür” ve “zaman” kavramlarının nasıl algılandığını…
Yorum BırakSoruşturma Evresi Nasıl Başlar? Felsefi Bir Bakış Bir sabah, bir adam küçük bir kasabada işlediği suçtan dolayı sorgulanıyor. İlk sorular, ilk şüpheler, ilk yanıtlar… Ama bir soru takılır aklımıza: Bir soruşturma nasıl başlar? Bir olayın derinliklerine inmek, bilgiyi açığa çıkarmak ve doğruyu bulmak için hangi ilk adımlar atılır? Soruşturma evresi, yalnızca somut bir sürecin başlangıcı değil, aynı zamanda insanın kendi bilinciyle yüzleştiği, etik ve ontolojik bir yolculuğun da başlangıcıdır. Soruşturmanın doğası, yalnızca dışsal bir olayın çözülmesinden ibaret değildir. Bu süreç, aynı zamanda bilgi kuramının (epistemoloji), varlık anlayışının (ontoloji) ve etik değerlerin sorgulandığı, insanın dünyaya bakışını yeniden şekillendiren derin bir evredir.…
Yorum BırakHamal Maaşı Ne Kadar? Bir Edebiyat Perspektifinden Her toplum, içinde bulunduğu ekonomik düzeni ve sosyal yapıları sadece hesaplarla, sayılarla değil, bir de hikâyelerle anlatır. Hikâyeler, insanların kim olduklarını, hangi bedelleri ödediklerini ve ne uğruna mücadele ettiklerini anlamamıza yardımcı olur. Hamallar, her gün ellerindeki yükleri taşırken, bu toplumların derinliklerinde de gözden kaçan bir hüzün, bir mücadele ve bir yaşam mücadelesi taşırlar. Ancak, bir hamalın maaşını sormak, yüzeysel bir soru gibi görünebilir. Peki, bir hamal maaşı ne kadar? Bu soruya yanıt verirken, sadece sayıları değil, o maaşın arkasındaki öyküleri, sembolleri ve insani anlamları da tartışmalıyız. Edebiyat, her zaman olduğu gibi, hayatın derinliklerine…
Yorum BırakCAD İhracat Nedir? Gelecekteki Etkileri ve Vizyoner Bir Bakış Teknolojinin hızla geliştiği ve küresel ticaretin şekil değiştirdiği bir dönemde, CAD (Computer-Aided Design) ihracatının önemi giderek artıyor. Peki, CAD ihracat nedir? Kısaca açıklayacak olursak, CAD ihracat, bilgisayar destekli tasarım yazılımlarıyla oluşturulan tasarımların, diğer ülkelere ticaret yoluyla satılmasıdır. Bu, mühendislik, mimarlık, endüstriyel tasarım ve daha birçok alanda kullanılan dijital tasarımların başka pazarlara sunulması anlamına gelir. Ancak, bu kavramın gelecekte hayatımıza ne gibi etkiler yaratacağını düşündüğümüzde, biraz daha derinlemesine bakmamız gerekiyor. CAD ihracatının 5-10 yıl içinde iş hayatımda, sosyal ilişkilerimde ve genel yaşamımda nasıl bir değişim yaratabileceğini gözlemlemeye çalışacağım. Bu yazı, hem umutlu…
Yorum BırakBitlis Zagros Kenet Kuşağı: Tarihsel Bir Perspektif Üzerinden Analiz Geçmiş, yalnızca eski olaylar ve kaybolan zamanlardan ibaret değildir; o, bugünü şekillendiren, anlamlı bağlantıların ve derin kırılmaların izlerini taşır. Geçmişi anlamak, günümüzün karmaşık yapısını çözebilmenin anahtarıdır. Bitlis Zagros Kenet Kuşağı, bu bağlamda hem doğal hem de kültürel anlamda bir köprü işlevi gören, tarihsel süreçlerin şekillendiği önemli bir bölgedir. Bu bölge, tarihsel zaman dilimleri içerisinde pek çok toplumsal dönüşüm ve kırılma noktasına tanıklık etmiştir. Bugün, bu coğrafyanın geçmişine bakarak, hem bölgesel hem de küresel tarih anlayışımızda yeni pencereler açılabilir. Bitlis Zagros Kenet Kuşağı: Coğrafi ve Doğal Özellikler Bitlis Zagros Kenet Kuşağı, Orta…
Yorum BırakLonca Teşkilatını Kim Denetler? Edebiyatın Aynasında Bir Yolculuk Kelimeler, tıpkı eski taş duvarların ardındaki gizli ritüeller gibi, görünmeyeni görünür kılma gücüne sahiptir. Her anlatı, bir düzenin, bir hiyerarşinin veya bir denetimin simgesel izdüşümünü taşır. Lonca teşkilatını kim denetler sorusu, tarihsel ve yapısal bir soru olmasının ötesinde, edebiyatın bakış açısından büyüleyici bir metafor sunar: Denetim, yalnızca gözetim ve kurallardan ibaret değildir; aynı zamanda anlatıların, karakterlerin ve metinlerin kendi içinde ördüğü bir ağı ifade eder. Anlatı teknikleri ve semboller, bu ağın iplikleri gibidir; her biri, güç ve düzen ilişkilerini farklı açılardan aydınlatır. Kuralların Ötesinde: Denetim ve Edebi Temalar Lonca teşkilatları, tarih boyunca…
Yorum BırakAnekdot mu AnektoD mu? Bir gün, arkadaşım Ahmet’le sohbet ederken, ilginç bir şey fark ettim: “Anekdot mu, anektod mu?” diye sorarken, yanlış bir kelime kullanıp kullanmadığını tartıştık. O kadar basit ve gündelik bir soru gibi görünebilir, ama işin içinde derin bir dilsel karmaşa ve tarih yatıyor. Bazen kelimeler, halk arasında yanlış kullanıldığında daha fazla merak uyandırabilir. İşte o an, dilin nasıl şekillendiğini ve zamanla nasıl farklılaşıp evrildiğini düşündüm. Anekdot kelimesinin doğru yazılışı üzerine kafa yormak, aslında dilin ne kadar dinamik bir yapı olduğuna dair çok şey anlatıyor. İnsanların her gün kullandığı kelimelerin doğru yazılışı, anlamı ve kullanımı üzerine konuşmak, hiç…
Yorum BırakAetos 68: Ekonomik Bir Perspektif Ekonominin temelinde her zaman kaynakların kıtlığı ve bu kıtlıkla başa çıkmak için yapılan seçimler vardır. Kıtlık, her bireyin, işletmenin ve devletin sürekli olarak karşılaştığı temel bir gerçektir. Ve bu seçimlerin sonuçları, sadece kişisel hayatları değil, toplumların bütününü de şekillendirir. Her karar, her tercih bir fırsat maliyeti taşır ve bu maliyetler zamanla birikerek büyük ekonomik dengesizliklere yol açabilir. Peki, Aetos 68 nedir ve bu kavram ekonominin farklı alanlarında nasıl bir yer tutar? Aetos 68, sadece bir ekonomik terim olmanın ötesinde, sistemsel dengesizliklerin ve kamu politikalarının bir sonucu olarak ekonomik kararlar üzerinde nasıl derin bir etkisi olduğunu…
Yorum BırakBilgisayarda PDF Nasıl Kaydedilir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Sokakta yürürken, toplu taşımada okunan kitaplardan, akıllı telefonlarda gezilen sosyal medya hesaplarına kadar her şey dijitalleşiyor. Fakat dijitalleşmenin herkes için aynı derecede erişilebilir olup olmadığı, sadece teknolojiyle değil, toplumsal yapı ile de doğrudan ilgili bir mesele. Bu yazıda, “Bilgisayarda PDF nasıl kaydedilir?” sorusunu, sıradan bir işlem gibi görünen bu basit eylemin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından nasıl bir anlam taşıdığını inceleyeceğiz. PDF Kaydetmek: Herkes İçin Aynı Derecede Basit Mi? İstanbul’da bir sabah, iş yerime giderken metroda oturuyorum. Yanımda genç bir kadın, akıllı telefonundan bir dokümanı…
Yorum Bırak